Köyümüzde kullanılan kelime ve deyişler...
Açıklama:
1) Bazı kelimelerde
yanında yıldız bulunan (*)ünlü harfler uzun okunursa, kelime, anlam kazanır.
2) Günlük konuşmalarımızda bazı kelimelerin esas hallerindeki son harfler düşmüştür, o halleriyle kullanılmaktadır; "gel" yerine "ge" gibi.
3) Bunlar bizim kültürümüz diyebileceğimiz ve anne-babamızdan veya çevremizden duyduğumuz kelime veya deyişlerdir..
4) Yanlış bilineni, farklı bilineni veya bilmediklerimiz çoktur. Bunların bir başlangıç olması dileklerimizle ..
Toplam Kelime : 150
Aga |
Abi |
Aha |
1) İşte anlamında bir işaret sözü, 2) Şaşkınlık sözü |
Andavallı |
Kendini bile idare edemeyen zavallı durumunda olan kişi |
Angaare |
İmece; beraberce bir işi köy adına yapma |
Appacık |
Beyaz,temiz, çok temiz |
Aretlik |
Ahretlik, ahret kardeşliği (erkekler için) |
Arış |
Öküz arabasının bir parçası |
Çekelez |
Sincap |
Îşimik |
Ekşimik |
Ôlan; oolan; oğlan |
Oğul, erkek evlat |
çepel |
İçine yabancı madde karışmış madde |
önkatlama |
Toplayıp götürme; derleme, toparlama |
ünnemek |
çağırmak |
Badılcan |
Patlıcan |
Bağdaş kurmak |
Kişinin ayaklarını önüne, üst üste koyması ve oturması |
Böğürmek |
Sığır cinsi bir hayvanın güç gösterisi olarak bağırması, diğer biri(leri)ne meydan okuması |
Böğet, bövet |
Su önüne yapılan engel; a)Bövet kurmak b)Bövet yapmak |
Büber |
Biber |
Bici |
Civciv |
bir geremiye |
aynı büyüklükte |
Bocut |
Ağzı geniş, küçük testi |
Bondürük |
Boyundürük; İnek veya öküzlerin boynuna takılarak arabayı çekmesi sağlanan alet |
Bozarmak |
Herhangi bir etkiden dolayı bir şeyin renginin değişmesi, koyulaşması, bozulması |
Buba |
Baba |
Bubamoğlu, bubamolu |
1)Genellikle, erkek kardeşlerin büyüklük sırasına bakılmadan birbirlerine hitap şekli 2)Samimi birine hitap şekli |
Burunsuluk |
İnek, öküz gibi hayvanların burnuna takılan ve bir şeyler yemelerini engelleyen örgülü alet |
Buymak |
Üşümek, donmak |
Bıldır |
Geçen sene, geçen yıl |
Bıydi |
Buğday |
Câre |
Sigara |
Cigara |
Sigara |
cılasılım |
Acınma duygusu ile; çok güzel, çok iyi |
cılasılım |
Acınma duygusu ile; çok güzel, çok iyi |
Dada |
Çocuk |
Danıma gitmek |
Hayret etmek, Şaşırıp kalmak |
Daş |
Taş |
depişmek |
Huysuzlanarak hareket etmek, kıpırdanmak |
Diğnek |
Deynek, Asa, Baston |
Du |
Dur |
Ekseri |
Genellikle |
Emme |
Ama, fakat, lakin |
Encek |
Yavru köpek yada kedi |
Eşkere |
Açıkça |
Fasille |
Fasulye |
Fışkancak |
Ağaçlarda yeni sürüm uzun filizler |
Gancık |
1) Dişi 2) Hileye başvuran |
Gancıklamak |
Hileyle birini aldatmak ve fizikî olarak onu altetmek |
Gandak, gandalık |
Binaların saçaklarının binadan dışarıya taşan kısmı |
Gaplan |
Kaplumbağa |
Gâdeş |
Ahret kız kardeş (Kızlar ve kadınlar için) |
Gônümek |
1) yumuşayarak olgunlaşmak, 2) çok yorulmak |
Gônek |
Gömlek |
Gök |
Başına geldiği kelimeyle belirtilen nesnenin yeşil olduğunu belirtir; a)Gök elma; Olmamış, yeşil, ham elma b) Gömgök tarla: Tarlaya ekilenlerin çok yeşil olması |
Görem |
Görelim |
Göze |
Çorap gibi yün eşyaların deliklerini örerek tamir etme |
Gözemek |
Göze işlemini yapmak |
Gûvi |
Damat |
Ge |
Gel |
geçme |
bir kişiyi başka birine kötüleyerek anlatma |
Gelêm |
Gelelim |
Getge, getige |
Getir gel; Getir |
Gidêm |
Gidelim |
Gidişken |
Kaşıntı |
Gidişmek |
Kaşınmak |
Goca Adam |
(Genellikle yaşlılar için) kadının eşi, kocası |
Goca Ana; gocana |
(Genellikle yaşlılar için) kadının eşi, kocası |
Goca Buba |
Gadeş veya aretlik babası |
Goca desti |
Büyük ağızlı iri testi |
Goca garı |
(Genellikle yaşlılar için) Erkeğin hanımı |
Gocapaşa |
Büyükpaşa Köyü |
Goucu |
Dedikodu yapan kişi |
Goz |
Ceviz |
Gulü |
Hindi |
Gırnata |
Klarnet |
Gıygıdı |
Keman |
Gız |
Kız Evlat |
Harana |
Büyük tencere |
hıyallamak |
1. Hissetmek, sezmek. 2. Farkına varmak: Ali bu işi hıyalladı gibi geliyor. 3. Hayal görmek.
|
inge |
yenge |
kancık |
1. (Hayvanlarda) dişi
2. Hileye başvuran kişi |
Kapalı bazar |
Pazar (günü) |
Karaful |
Bir şeyin başka bir şeye göre görünmeyen kısmı |
karagöz |
ilkbaharda suyunbol olduğu yerlerde suyun çıktığı yer |
Kavsara |
Ağaçtan çıkarılan şerit şeklindeki ince tahtalardan örülmüş (sepet). |
Kôlük |
Köy hali, köyle ilgili |
Könkürlemek |
Ortam değiştirmekten dolayı, gevşemek |
Köpen |
Çocuk bezi |
Künge |
Çöp, çöp artığı |
kekme |
gaga |
Keleter |
İri, derin sele |
Kemre |
Gübre |
Kepir |
Kabarmış yumuşak toprak |
Kesik |
Ekşimiş sütten yapılan peynir |
Kesmik |
Harmanda savrulan tahıldan alınan ve ayrılan kalın saman |
Kevşir |
Ağaçtan oyulmuş su içmeye yarayan kap; ağaç tas |
kostak |
yakışıklı, güzel |
Lafa bağdaş kurdurtmak |
Çok düzgün ve kıvrak konuşmak |
Manavşır |
Kertenkele |
müzevir |
muhbir, ihbar eden |
Meldin |
Keten ipliğinden yapılmış kilim |
Minît |
Fırına ekmek hamuru taşımak için tahtadan yapılmış veya ağaçtan oyulmuş bir sıra gözden oluşan araç |
Misir |
Mısır bitkisi |
Nedeşce |
Nişasta |
okuntu |
Davetiye olarak verilen şeker ve mendil gibi şeyler |
Oyurtmak |
Bir işi yapmamak için oyalanmak |
pantul |
pantolon |
patlak |
suyun çıktığı yer |
Pînir |
Peynir |
Pehlemek |
Karşı taraf hakkında, gizli veya açık bilgi toplamak |
Perese; perense |
Fide, sebze fidesi |
peş |
Aslı "peh" olan kelime 'Eğik olarak kesilmiş kenar' demektir. |
Peşkir |
Havlu |
Pıransa |
Pırasa |
Sabâlan |
Sabahleyin |
sadeyağ |
Tereyağı |
söbü |
basık, tam daire olmayan, eliptik |
Sövmek |
küfretmek |
Sepi |
Çeyiz |
Sepinmek |
Çeyiz hazırlayarak evlenmeye hazırlanmak |
Sepmek |
Çeyiz hazırlamak |
setre |
ceket |
sudan geçme |
yıkanma |
Taklim |
Takvim |
Tâla * |
Tarla |
Tehlemek |
Karşı tarafı,bilgisi dışında izleyerek, gözlemek |
Tekmek |
Değmek, dokunmak |
tırka |
Kapının kapalı durması için, kapatıldığında kullanılan düzenek |
Urba |
Elbise |
Yal |
Köpek yiyeceği olarak, değişik artık yiyeceklerden, hazırlanan sıvı karışım |
yalabık |
kaygan yapıda olamak |
Yapâm; yapaam |
Yapalım |
Yarmak |
1) Çoçuğu memeden ayırmak
2) Tavuğun civcivlerini kendine bağımlı olmasından ayırması, serbest bırakması |
Yastaç |
Yuvarlak, tahtadan yapılma, ayaklı ve üzerinde hamur açılabilen düzenek |
yavız |
güzel, iyi |
Yağmur çoğacı |
Yağmur yağmadan önce, havanın sıkıntılı, sıcak olması durumu |
yüksünmek |
çekinmek |
yüksürmek |
bir isteğini yerine getirtmek için ısrarla istemek, zorlamak |
zöbek |
koçan |
Zelve |
Koşum hayvanının boyundürükten sırılmasını engelleyen ve boyundürüğün uçlarına takılan sopa |
Zıngıldamak |
Sallanmak, hareket etmek, kıpırdamak |
Şîtan |
Şeytan |
Şîtan Arabası |
Bisiklet |
Şeremet |
Yaramazlık yapan kişi, şımarık |
Şılak |
Parlayan, Parlak şey |
Şıptık |
Terlik |
İç gönek |
Atlet, fanila yerine içe giyilen, amerikan bezinden dikilmiş giysi; içlik |
İlâna |
Lâhana |
İncek |
İnecek |
İsıran |
Tekne kazımaya veya hamuru kesmeye yarayan demirden yapılmış bir tarafı yassı ve düz, diğer tarafı uzun saplı alet |
İşlek |
İş atölyesi, Sanat sahibi kişilerin çalışma yeri, işyeri |
Deyişler :
| Köpek külahı ne yapacak, tin tin ederken düşürür |
Bir işe layık olmayan, o işi sürdüremez, devam ettiremez. |
| Kulak şapırdatmak |
Duyduğu, anladığı bir şeyle ilgilenmemek |
| Üstüne çekmek |
Alınmak |
| Kız çekmek |
(Ergenler için) Kız kaçırmak |
| Şitanın kıç baca |
Şeytanın kıç bacağı: çok bilmiş, çok yaramaz |
| |
|
| Daha aklımıza gelmeyen ve günlük hayatta kullandığımız kelimeler mutlaka vardır.Bu konuda bildiklerinizi bize mail yoluyla bildirebilirsiniz. Kaynak ve derleme :Hüseyin BAYRAM |
Sayfa Başı